Satranc tahtası gibi oyunlar ve entrikalarla dolu koca bir tarih. Ve arkasında hain ilan edilen kahramanlar, kahraman sandığımız cellatlar. Dünya devlerinden pompalan masallar ve hayran hayran dinleyen cüceler.. Tarihin derinliklerine hoş geldin, günümüze doğru yolculuğa ne dersin?

Şirinlerin Gerçek Hikayesini Biliyormuydunuz?

Cizgi film karakterleri olan Şirinler yıllardır komünizm propagandası yapmakla suçlanmış ABD'de bir dönem gösterimi yasaklanmıştır.

Bunun nedeni para olmadan komünal bir yaşam sürmeleri, Şirin Baba'nın Karl Marx'a benzemesi ve kızıl şapka giymesidir. Herkes kendi işini yapıyordur ve mutludur. Herkes aynı şeyi giyiyordur. Çizgi filmdeki Gargamel papaz cübbesi giyer ve dini sembolize eder, altın ve para düşkünüdür(kapitalizm) ve onları yeme(misyonerlik) gibi pek çok gizli unsur bulundurduğu iddia edilmiştir.

Soykırımı Türk milleti derinden yaşamıştır

Anadolu’da yaşayan etnik grupların bir kısmı (Çerkez, Abaza, Gürcü, Çeçen gibi) Kafkasya’dan, büyük bir çoğunluk ise (Arnavut, Boşnak ve diğerleri) Rumeli’nden büyük bir perişanlık içinde ve katliam korkusunu içlerinde yaşayarak Anadolu’ya göç etmişlerdir. Devlet bu gelenleri, büyük ekonomik sıkıntısına rağmen Anadolu’nun muhtelif beldelerinde iskana tabi tutmuş ve oralarda yerleştirilmiştir.

Abdülhamid Han'ın mektubunun düşündürdükleri

Abdülhamid Han , 31 Ağustos 1876'da 34. padişah olarak tahta çıkmış, 32 yıl 8 ay süren saltanattan sonra 27 Nisan 1909'da hal edilmiştir. Bu uzun saltanatı sırasında, ülkeyi savaşa sokmamak için çok gayret sarf ettiği halde, Kıbrıs’ın, Mısır’ın İngilizler, Tunus’un Fransız’lar, Bosna-Hersek’in Avusturya tarafından işgalini, Yunanistan’la savaşı, Bulgaristan Krallığını önleyememiştir.

Bu olaylar üzerine Birinci Meşrutiyeti askıya almış, böylece idareyi eline almıştır. Ancak, dünyada gelişen siyasal, sosyal gelişmeler sonucunda, içeride ve dışarıda faaliyet gösteren ve jön Türk’ler olarak ünlenen kişi ve kuruluşların direnç göstermeleri sonun da II. Meşrutiyeti ilan etmek zorunluluğunda kalmıştır.

31 MART ASKERÎ DARBESİ NASIL ÇIKMIŞTI

Lakin 31 martın şimdi kullandığımız takvime göre 13 Nisan olması gerekiyor.Konu anlatımlarına baktığımızda 13 nisanı hatırlayan bile yoktur.

Canım,ne önemi var,tarih hatasının. Olay önemli deyip, teselli olabiliriz.Tarih hatası yapanların bilgi ve yorum hatasından ne kadar uzak kalabileceklerini nereden bilebiliriz.Bu durumları onları hataya yaklaşık duruma taşımak ihtimali ile karşı karşıya bırakır.

Meşhur olayın doğru tarihi 13 Nisan 1909’dur.

Mimar mı kasap mı? Henry Prost

İçine düştüğümüz krizlerde memlekete turizm geliriyle nefes aldırmak mümkündü ama... Ama İstanbul, İstanbul gibi kalsa...

İstanbul`un nazım planlarını çizen Fransız Mimar Henry Prost`un Saraçhane Unkapanı arasındaki Türk eserlerini nasıl tırpanladığını, Bizans eserlerini ortaya çıkarabilmek için kubbe minare bırakmadığını (1941-42) anlatmıştık. Gelelim diğer semtlerdeki vukuatlarına...

İthal mimar Vatan Millet ve Fevzipaşa Caddelerine öyle bir hat çizer ki adeta tarih biçer. Sadece 56-57 yılları arasında 54 camiyi yıktırır. Dozerlerin insafına terk edilen hamamların, tekkelerin, sebillerin, çeşmelerin hesabı yapılmaz. Eğer Prost`un kinine hedef olan eserlerden tek tek bahsetmeye kalksak kitap olur, özet geçmekte yarar var.

İthal Neron Henry Prost

İstanbul`u planlayan Fransız`ın beş marifeti: `Tarihi eserleri yıkmak, antik merkezi yapılaşmaya açmak, gecekonduya teşvik, raylı sisteme ket vurmak ve şehir içine sanayi kurmak...

Yıl 1950... Dünya kentleri arasında bir güzellik yarışması yapılır. İstanbul da adaylar arasındadır. Ama yöneticilerimiz sıralamaya gireceklerine bile inanamazlar, zira şehir harap ve perişandır. Yolları henüz Arnavut kaldırımıdır, ortalıkta at arabaları, faytonlar, hamallar dolanır. Kadınlar galvaniz kovalarla su taşır, sokak aralarında çocuklar haykırır. Düşünebiliyor musunuz arsalarda hayvanlar otlar, mahalle aralarında bostanlar ve bostan kuyuları vardır. Vapurlar kömürlüdür, nakliye mavna ve takalarla sağlanır. Osmanlının muhteşem günlerinden kalma eserler şirin ama bakımsızdır. Mezar taşları yosun tutmuştur, kubbeler yıkık, minareler kırıktır. Söyleyin şimdi bu şehrin, cetvel caddeli modern hemcinsleri yanında ne kadar şansı vardır? Uzatmayalım yarışma neticelenir ve İstanbul en yakın rakibine (Rio de Janeiro`ya) fark atarak birinci olur, bizimkiler şaşırır kalır!

Zamanı ama...

EZAN HAKKINDA TARİHİ BİR ARAŞTIRMA

EZAN-I MUHAMMEDİYYEMİZİN İSLAM DİNİMİZİN DİLİ OLAN ARAPÇA OLARAK OKUNMASI'NIN YASAKLANMASININ VE BU YASAĞIN KALDIRILMASI;

Ezan, ibadete yapılan bir çağrı olarak, Hz. Peygamber (SAV) zamanından bu yana Arapça olarak okunmaktadır. Hz. Peygamber (SAV) döneminde, Bilal-i Habeşi'nin ilk ezanından sonra, değişik toplumlarda değişik makamlar kazanmış ise de, dilinde herhangi bir değişiklik olmamıştır. "Şeair" olma özelliğini de Arapça'daki formlarıyla korumuştur. Bu açıdan, ezanın "şeair-i islamiye"den olma özelliğini koruması asli şekliyle okunmasına bağlıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren başlayan reform tartışmaları içerisinde en önemli konu ezan olmuştur. Biz bu çalışmamızda, dinde reform tartışmaları ile gündeme gelen ezan tartışmalarını,özetleyerek, ezanın yeniden asli şekline çevirme süreci olan 15-17 Haziran 1950 tarihleri arasında basında yapılan müzakereleri inceleyeceğız.

Lozan anlaşmasında ingilizlere terk ettiğimiz Çanakkale!

İşte Lozan gerçeği. "Türk anıtları neden diğerlerine oranla küçük yapılmış?" sorusunun cevabı da burada gizli...

Lozan'da Çanakkale şehitlerini İngiliz'e teslim etmiştik

İsviçre, Lozan masasını verecek kimse bulamayınca bize hediye etti. Eh artık anlı şanlı bir müzede sergileriz nasıl olsa. Üzerindeki mürekkep lekelerini -tabii hâlâ duruyorsa- çocuklarımıza mikroskopla gösterip bu masada nasıl bir zafer destanı yazıldığını filan anlatırız gururla. (Kimse sormaz ama bana kalırsa masanın konulacağı en uygun yer, İsmet İnönü'nün mezarı veya Pembe Köşk'ün bir salonudur.)

Şimdi lütfen yandaki fotoğrafa dikkatle ve ibretle bakın. Ne görüyorsunuz? Birkaç genç kız, askerlerimizin önüne atılıyor ve çiçek veriyor, değil mi? Güzel.

PARA TUZAĞI GEREKSİZ ÜRÜNLER!

İlk başlarda insanlara cazip gelen ancak daha sonra hiçbir işe yaramadığı ortaya çıkıp çöpe atılan gereksiz ürünler arasında ne ararsanız bulunuyor.

Geceleri sık sık uykudan uyananlar için geliytirilen elektrikli terlikler, tembel kadınlar için yapılan akla siyan köpek yıkama makinası, sosis pişirme çatalı, Su geçirmeyen külot, Anahtarlık olarak taşınan şişe açacağı,

Domuzdan 10 milyar $ kopardılar

Tüm dünyada paniğe sebep olan domuz gribinden tek karlı çıkan ilaç şirketleri oldu

600 milyon doz aşı üreten dünya ilaç şirketlerinin domuz gribinden 10 milyar dolar kazanması bekleniyor. 340 milyon doz aşı siparişi de yolda. Şirketler bu kadar çok kazanınca aşıya parası yetişmeyen ülkelere 50 milyon doz bağışladı.

Domuz gribi aşısında yıllık rant dudak uçuklatıyor

Domuz gribi aşısının pazarı iştah kabartıyor.

Gripten şu ana kadar 1,5 milyar dolarlık aşı sattıklarını belirten ilaç şirketi yetkilileri; bu sektörden elde edecekleri yıllık kazancın dudak uçuklatacak boyutunu böyle açıkladı.

Bu kadar para kazanıyorlarsa bu pazarın bitmemesi için neler yapılabilir dersiniz?

Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’

Domuz gribi hayatımıza getirdiği değişikliklerle gündemimizde. Gribin tesbiti için çalışan iki laboratuardan biri İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde. Ekipten Prof. Dr. Selim Badur buluştuk, bize gribi anlattı. Gayet sakin ve ikna ediciydi, ben de ikna oldum; endişeye mahal yok, bol bol sıvı ve vitamin takviyesine devam...

Etrafta bir domuz gribi lafıdır dolaşıyor. Neler oluyor?

Milletvekili maaşları

Eğitimini yönlendirebileceğiniz bir torununuz olursa kendisini doktor, mühendis, avukat falan olmaya değil, ya milletvekili ya da futbolcu olmaya yönlendiriniz. Boşu boşuna kafayı okullarda okuyarak törpüleyip beynini eskitmesine gerek kalmaz.

İş: T.C. de Milletvekilliği
Sosyal haklar:
Ayda 9,5 milyar TL maaş
2 yılda emeklilik hakkı
Emekli olunca ömür boyu ayda 6 milyar TL maaş
Yılmaz Dağdeviren, emek vermiş, zaman ayırmış, ter dökmüş “tuzu kuruluğun kıyaslanabilir tablosunu” çıkartmış,

Sizin de bilginiz olsun.

Kesin, bir kenara koyun.

Ülke Norveç:

2012'DE KIYAMET KOPACAK MI?

“2012’de Marduk çarpacak. Dünya yok olacak” iddiaları NASA’yı harekete geçirdi. Bilimadamları araştırdı ve son bulgular açıklandı. Her 3 bin 600 yılda bir güneşin yörüngesine girerek dünyanın yakınından geçen Marduk, (Nibiru) isimli gezegenin dünyaya çarpacağı söylentileri ayyuka çıkınca NASA, halkın endişelerini ortadan kaldırmak için bir açıklama yaptı. NASA, Marduk’un 21 Aralık 2012’de dünyaya çarparak Maya takviminin son gününde dünyanın sonunu getireceği iddialarına internet sitesinden soru-cevapla yanıt verdi:

2012’te kıyametin olacağı nereden çıktı?

Ermeniler 2 milyon müslümanı şehit etti

ABD eski Başkanı Reagan’ın danışmanı Fein: “Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlı’yı katlettiği ortaya çıktı. Ermeniler, kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor…” dedi.

Türkiye ve Almanyadaki özgürlükler!

Hangi Kürt kardeşimiz mimar, mühendis olmak istedi de, onlar teknik üniversiteye sokulmadı?

Hangi Kürt kardeşimiz ülkenin herhangi bir yerinde mağaza, dükkan, kebapçı açtı da ona izin verilmedi?
Hangi Kürt kardeşimiz şarkı-türkü okuyup kaset çıkartıp film yaptı da onun önü kesildi?
Hangi Kürt kardeşimiz Akdeniz'de, Ege'de 5 yıldızlı otel-motel yapmak istedi de ona teşvik verilmedi ?
Hangi Kürt kardeşimiz banka kurmak istedi de ona izin verilmedi?
Hangi Kürt kardeşimiz herhangi bir partiden milletvekili adayı oldu da ona seçilme imkanı tanınmadı?

Genelkurmay :Aktütün görüntüleri yalan !

Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Gürak, 14 Ekimde bir gazetede yer alan görüntülerden birinin Bayraktepe' ye 125 km uzaklıktaki Kandil bölgesine, Aktütün'ün 1 kilometre yakınında olduğu belirtilen diğer iki görüntünün ise yaklaşık 20 km uzaklıktaki Keritepe'ye ait olduğunu bildirdi.

Aktütün görüntüleri tamamen yalan...

Genelkurmay, Aktütün baskınında ihmal olduğu iddiasını öne süren Taraf Gazetesi'nin kullandığı fotoğrafların bölgeye ait olmadığını açıkladı

İŞTE GENELKURMAY'IN YALANLADIĞI GÖRÜNTÜLER

Peygamber efendimiz döneminde minare var mıydı?

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi İsviçre’de yaşanan minare yasağına yine iğneyi kendini batırarak yaklaştı.

Eygi Almanya’da yaşanan ezan tartışmasından yola çıkararak minare tartışmasını ele aldı.Eygi minarenin İslam’da farz olmadığını, Hazreti Muhammed döneminde minare bulunmadığını söyleyen Eygi şunları söyledi: “İsviçre'deki minare yasağının İslâm'a hiçbir zararı olmaz. Minare farz değil, vâcib değil, Sünnet değildir. Peygamberimiz zamanında (Salat ve selam olsun ona) minare mi vardı? Minare yoktu ama müezzinlerin pîri Bilali Habeşî hazretleri vardı. Bilal ezan okurken yer gök sarsılırdı.”

ABD en fazla dış borcu olan ülke

Dubai World'ün 26 milyar dolarlık borç ödemesini 6 ay ertelemek istemesi, dünyanın en borçlu ülkelerin hangileri olduğunu da akıllara getirdi.
Dünya Bankası'ndan elde edilen verilere göre; ABD tam 13 trilyon dolarla en fazla dış borcu olan ülke.

Dünyanın en borçlu ülkeleri açıklandı.
Yirmi devletin yer aldığı sıralamada ABD tam 13 trilyon dolar borçla lider konumda.
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki DubaiWorld'un geçen Hafta borçlarını erteleme talebinde bulunması, borsalarda dalgalanmalara neden oldu.

Hayal kurmak beynin sorun çözme fonksiyonunu artırıyor

Kanada'daki British Columbia Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, hayal kurmak beynin sorun çözme fonksiyonunu artırıyor.

Hayal kurmak sorunları çözüyor
“Proceedings of the National Academy of Sciences” dergisinde yayımlanan araştırmada, hayal kurma sırasında beynin birçok merkezinin harekete geçtiği belirlendi.

İçerik yayınları

Son yorumlar