warning: Creating default object from empty value in /home/masal/domains/1001masal.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Allah

Islam Hakimiyetinin Devami

Cenab ı Kibriya Kur'anı Kerim En-Nars sûresinde buyu­ruyor:

Allan ın nusratı ve fetih gelince.

Sende insanlar ın küme küme Allanın dinine gireceklerini görünce hemen Rabbını hamd ile, teşbih et. Ondan mağrifet dile. Allah tövbeleri kabul edicidir.

Baz ı müfessir bu âyeti kerimenin, Peygamberimizin irtihallerine işaret olduğunu söylerler. Sahih Buharı bu surei serifenin Peygamberimizin vefatlarından iki sene evvel nazil oldu­ğunu nakleder. Yine bazı rivayetlere göre de bu âyetler Resulallahın terki dünya etmek üzere olduğunu gösteren bir işa­rettir.

BASLARKEN

Hazreti Muhammed'e vazife-i n übüvvet teveccüh ettiği va­kit evvelâ haremi Hazreti Hatice'yi İslama davet etti. Hatice ona imanetti. Sonra amcazadesi Ali'yi davet etti, o da ken­disine iman etti, kölesi Zeyd ve dostu Ebubekir'i davet etti. Onlar da iman ettiler. Bundan sonra halkı İslama davet etti. İnananlar Müslüman ve iman etmeyenler kâfir oldular. Hazreti Ebubekir Müslümanlığı, itimat ettiklerine bildirdi. Ve insanları Allaha ve Resulüne imana davet etti. Ebubekir, kavminin birbirini sevmesini isteyen halim bir zattı.

Gerçek İncil'e en yakın Barnabas İncili

Barnabas İncili�ni kaleme alan Kıbrıs doğumlu Joses idi. Kendisi hazret-i Îsâ�ya inananların en başında gelmekte ve Havârîlerin arasında önemli bir yeri bulunmaktadır. Kendisine verilen �Barnabas� lakabı, nasihat verici, iyiliğe teşvik edici anlamına gelmektedir.
Barnabas�ın İncili; bugüne kadar gelen İncillerden gerçek İncile en çok yakın olandır ve en önemlisidir. Barnabas İncili�nde, son Peygamberin 600 veya 1000 sene kadar sonra geleceği bildirilmektedir. Bu İncil�de, tek Allah inancından bahsedilmekte ve teslis yani üç ilah inancı yalanlanmaktadır.

Diyalog ve emri maruf-nehyi münker

İslâmiyette, iyilikleri yayıp, kötülüklere mani olmanın önemi büyüktür. İslâmiyeti ayakta tutan budur. Din-i islâmın temeli, imânı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir. Allahü teâlâ, Peygamberleri bunun için göndermiştir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, islâmiyet yıkılır, yok olur. Allahü teâlâ, müslimânlara �Emr-i ma�rûf� yapmağı emirediyor. Yani, benim emirlerimi bildiriniz, öğretiniz diyor ve �Nehy-i anilmünker�i emrediyor. Yani, yasak ettiğim haramları bildiriniz ve yapılmasına râzı olmayınız, diyor.

Kur�an-ı kerimde buyuruluyor ki:

Diyalog ve Hubbu fillâh-buğdu fillâh

Vatikan�ın en çok korktuğu, Hıristiyanlaştırmada en büyük engel gördüğü, İslamiyetin, �hubbu fillah-buğdu fillah� emridir. Yani, Allah dostlarını Allah için sevmek, Allahın düşmanlarını, (dinimize göre, Müslüman olmayan herkes Allah düşmanıdır) Yahudileri, Hıristiyanları sevmemektir. Hubbu fillah, buğdu fillâh, imanın esasıdır. İmanın altı şartının geçerli olup olmaması bu esasa bağlıdır.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
�İmanın en sağlam temeli ve en kuvvetli alameti, hubb-i fillah, buğd-ı fillahtır.� (Ebu Davüd)

�İmanın temeli Mümini sevmek ve kâfiri sevmemektir.� (İmamı Ahmed)

Takriz (sunuş)

Allahü teâlânın, mahlûkâtına olan merhameti, ihsanı, nimetleri o kadar çoktur ki, bunu ancak sonsuz kelimesiyle ifade edebiliriz. Kullarına çok acıdığı için, onların dünyada rahat, huzur içinde, kardeşçe yaşamaları, ahirette de sonsuz saadete, bitmez-tükenmez nimetlere kavuşmaları için, yapılması lazım olan iyilikleri ve sakınılması lazım olan kötülükleri, Peygamberlerine, Cebrail aleyhisselam ismindeki melek vasıtasıyla bildirmiş, bunları bildiren birçok kitap (yüz suhuf ve dört kitap) da göndermiştir.

İçerik yayınları

Son yorumlar