warning: Creating default object from empty value in /home/masal/domains/1001masal.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Din

Lord Davenport'ün sözleri

İstanbul�da toplanan, �Medeniyetler� toplantısına, Batılılar lütfen katıldılar. Hal ve hareketleri ile konuşmaları ile bunu hissettirdiler; İslam medeniyetine aşağılayıcı bir yaklaşımla tepeden baktılar. Din adına geçmişte yaptıkları vahşetleri yok farzettiler.

Prens Metternich'in tavsiyeleri

Hıristiyan âleminin özellikle İngilizlerin baskı ve hileleri ile, Batı�da beyinleri yıkanmış, geçmişine düşman yapılmış, sözde aydınların yönlendirmeleri ile 1840�lı yıllarda Osmanlı yeni bir sistem arayışına girmişti... Bir kısım devlet adamları, Fransa�nın, bir kısmı da Avusturya�nın örnek alınmasını istiyorlardı. İkinci grup; Fransa Cumhuriyet olduğu için bize uymaz, Avusturya imparatorluk olduğu için bize daha yakın diyorlardı. Fakat her iki grup da sistemin mutlaka değiştirilmesinde hemfikirdi.

Prof. Neumark'ın itirafları

Avrupa ülkeleri, bilhassa akıl hocaları İngilizler, planlarını hep İslam düşmanlığı üzerine kurdular. �Ne yapalım da İslamiyet zayıflasın, dolayısıyla Hıristiyanlık kuvvetlensin� düşüncesi bu planlarına esas oldu. Dün olduğu gibi bugün de geçerlidir bu kural. Demokrasi, din ve vicdan hürriyeti kendileri için, yani Hıristiyanlık için geçerlidir. Müslümanlar için böyle bir şey söz konusu değildir. �Nerede görülürse sinsice yok edilmelidir � prensibi uygulanmış hep. En büyük düşmanları da Osmanlı olmuş.

Batılılaşma süresi

İki asır önce sadece yönümüzü çevirdiğimiz Batıya yönelişimiz son yıllarda koşar adıma dönüştü. Son günlerde toplumun herkesiminde bunun tartışmasını yapılıyor. Eksileri artıları gündeme geliyor. Gerçi Batıya yönelişimizin miladı iki asır öncesi değil. Osmanlı kuruluşundan itibaren Batıya yönelmişti. Fakat iki yönelişin arasında çok büyük fark var. İlk yönelişin hedefinde, onlara İslam ahlakını tanıtmak ve onların İslam ile şereflenmelerini sağlamak vardı.

Yanlışın tersi doğruyu gösterir

"Light İslam" yazımdan dolayı hayli arayan oldu. Tebriklerini, teşekkürlerini bildirdiler. Bu arada da, "Bu tür faaliyetlerden zarar görmemek için ne yapmamız lâzım?" diye sordular.

Fazla yapılacak bir iş yok aslında. Ne diyorlardı, "Alimleri, fıkıh kitaplarını bir tarafa bırakın, dininizi doğrudan Kur'an-ı kerimden öğrenin!" Söylediklerinin tersini yapmak kafi, zarar görmemek için.

Light İslâm

Son aylarda gazetelerin, televizyonların hiç gündeminden düşmediği konu; bankaların içlerinin boşaltılması, bu yolla yapılan vurgunlar... Biliyorum, hemen diyeceksiniz ki, bu konuları yazan birçok kimse var, sen niçin bu konulara giriyorsun, başka konu mu kalmadı? Haklısınız merak etmeyin bankalardan bahsetmiyeceğim; �İçini boşaltma� tabiri bana başka bir konuyu hatırlattı, ondan bahsedeceğim. Bu konu, Batı�nın �İslamın içini boşaltma� projesi Batı�nın ifadesiyle, �Light İslam�...

Begoviç ve Ekolü

Aliya İzzetbegoviç, �Akla göre, zamana göre din� ekolünün temsilcilerindendir. Bu ekolün temsilcileri, aklı ve vahyi aynı derecede mütalaa ederler. Hatta bazan, aklı vahyin önüne çıkartırlar. Bunlara göre, Kur'an belirli bir zamanda ve belirli bir mekanda indi. O zamanın ve mekanın şartlarını veri olarak kullandı. Zamanın ve şartların değişmesi durumunda dini devam ettirmek için yeni hükümler çıkartmak şarttır.

İzzetBegoviç'in din anlayışı

Vefatının ardından Aliya İzzetbegoviç için günlerce yazıldı. �Kör ölünce badem gözlü olur� ata sözünün ne kadar doğru, isabetli olduğuna bir kere daha şahit oldum. Ayrıca Ehli sünnetin ne kadar garip kaldığını gördüm. Herkes Begoviç�i övme yarışına girdi. Reformistlerin, yenilikçilerin övmelerini anlıyorum. Tabii ki kendi görüşlerinde, düşüncelerinde olan Begoviç�i övecekler. İşin garibi dinde reforma karşı olan kimseler de bu yarışa katıldı. Bu adam kimdi, neler yaptı, neler yapmak istedi? Sorularının cevabı araştırılmadan yazıldı, çizildi...

Tesettürün defilesi olur mu?

Her kuralın kendi içinde bir mantığı vardır. Bu mantığa dikkat edilmezse, kuraldan istenilen netice alınamaz. Hatta kuralın neticesi menfi olur, zarara dönüşebilir. Dinimizin emrettiği �tesettürlü olma� kuralı da bir mantığa dayanır. Buna uyulmazsa �sevap� almak için yapılan fiil �harama� dönüşebilir.

Son yıllarda yapılan, herkesimden tepki alan �Tesettür defileleri� buna örnek gösterilebilir. Az çok tesettür kuralının mantığını bilen sol kesim bile buna tahammül edemedi. Haklı olarak tepkilerini dile getirdiler. Mesela sosyal demokrat bir yazarımızın tepkisi özetle şöyle oldu:

Sapla saman karıştı

Zamanın şartlarına göre değişim şart. Fakat bu değişimde ölçü kaçırılırsa, ortalık curcunaya döner ve toplumu ayakta tutan değerleri yok olma noktasına getirir. Hele bir de değişmeyecek şeyleri değiştirmeye zorlarsanız kendinizi inkar etmiş, bir nevi �harakiri� yapmış olursunuz.

Kararlar birebir örtüşüyor

Tarabya otelinde düzenlenen �Güncel Dini Meseleler İştişare Toplantısı� nda alınan kararlara destek veren �Dinde reform� yanlısı Yaşar Nuri Öztürk gibi kimseler neticeden o kadar memnunlar ki, sevinçlerinden bir zil takıp oynamadıkları kaldı.� Dinde yeni dönem� � On asırdır kapalı olan içtihad kapısı açıldı� �İslamda devrim yapıldı� �Asırlardır bu çapta bir toplantı yapılmamıştı� � Mezheplerden, âlimlerden kurtulduk� gibi ifadelerle toplantının gerçek gayesi ortaya konuluyordu.

İstişare toplantısında alınan kararlar

Başta toplantıya katılanlar olmak üzere herkesin, farklı farklı yorumladığı, Diyanetin �Dini Meseleleri İstişare� yani �Dinde reform� toplantısının kısa bir değerlendirmesini yapmak istiyorum.

Güncel dini meseleler istişare toplantısı

�Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü� projesinin alt yapısını oluşturmak gayesiyle tertiplenen, �Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantıları� na geçmeden önce bir hatıramı anlatayım:

Cağaloğlu�da iken, �Mezhepler� konusunu tartışmak üzere ilahiyat talebesi bir genç ziyaretime gelmişti. Bu konuları konuşurken ikindi vakti geldi. Beraber Sultanahmed Camiine gittik. Şadırvanda abdest alıp, cemaate dahil olduk.

Oyun içinde oyun!

Hıristiyanlığı yaymadan en büyük engel olarak gördükleri Osmanlı Devleti�ni bir an önce yıkmak için, Batılı güçler, özellikle İngilizler oyun içinde oyun oynuyorlardı. İttihat ve Terakki, Dış güçlerin ve basının desteği ile halka zulmediyor, ordu içinde de kendisine karşı olan, milletini, dînini ve vatanını seven subayları, orduda gençleştirme bahânesiyle tasfiye ediyordu. Bu, halkta ve orduda büyük bir huzursuzluğa sebep oldu.

Semavi din kardeşliği mümkün mü?

Belediyelerin, Batı�daki kentleri, �Kardeş şehir� ilan etme modası gibi, son yıllarda, bazı sözde din temsilcileri de, �Semavi din kardeşliği� modasını başlattılar. Kardeşliği pekiştirmek için, noellerine, yortularına, cenazelerine katılarak üzüntülerini, sevinçlerini paylaşıyorlar. Akıllarınca, bu dinlere, İslamiyetin vermediği, �Kardeşliği� meşruiyetini sağlamak istiyorlar. Onlar da, �Hak, doğru dinlerdir, bir dinin diğer dine göre, üstünlüğü yoktur� düşüncesini hafızalara yerleştirmek istiyorlar. Yürürlükten kaldırılmış bir din nasıl, geçerli, nasıl meşru olur, bunun üzerinde durmuyorlar.

İthal tarikatlar furyası

Biliyorsunuz, boş gördüğümüz bardak boş değildir. Hava ile doludur. İçine su konunca, hava çıkar su girer. Su çıkınca hava girer. Bu bir fizik konunudur; hiçbir zaman değişmez.

Batı gençliği bunalımda

�Satanist� lerle ilgili bir tartışma programında konuşmacının birinin çok güzel ve yerinde bir tespiti oldu. O da şuydu: � Batı�daki bütün isyan hareketlerinin altında Hıristiyanlığa tepki yatar. Satanistlik olsun, diğer, akla ve mantığa aykırı, bütün vahşetler aslında Hıristiyanlığa bir başkaldırıdır. Dine isyan hareketidir. Bu isyan o dereceye varmış ki, bu düşmanlıktan dolayı diğer bütün dinlerden, özellikle de İslamiyetten nefret ediyorlar. Kısacası, inancın her türlüsüne düşman olmuş Batı gençliği... �

İstikbal pek iyi görünmüyor

Türkiye�de de genel olarak milli kültürümüzden, dinimizden uzaklaşma varsa da, Almaya�daki yabancılaşmaya benzer bu uzaklaşma daha ziyade, sosyete tabir ettiğimiz, zengin semtlerde yaşayan gençlerde görülmektedir.

Ecdadımızın manevi kültürü verilmeyen gençler, bu boşluğu içkide, fuhuşta, uyuşturucuda arıyor. Bu felaketlerle tanışma yaşı istatistiklere göre, 14-15 yaşına indi. Zenginlik, iki tarafı keskin bıçak gibidir. Dikkatli kullanılmazsa büyük zarar da verebilir. Faydalı bir şekilde kullanılması çok zor olduğu için de bugüne kadar zararı faydasından çok olmuştur zenginliğin.

Biz Hıristiyan olduk haberiniz olsun!

Almanya�dan yaşlı bir teyze aramıştı. Ağlamaktan konuşamıyordu. Kendine gelmesi için telefonda bekledim. Biraz rahatladıktan sonra anlatmaya başladı. Evladım yirmi senedir, Almanya�dayız. Karı-koca gece gündüz çalışarak çocuklarımızın iyi bir öğrenim görmesini sağladık. Oğlum 27, kızım 25 yaşında okullarını bitirdiler. İşe başladılar. Keyfimize diyecek yoktu artık. Yirmi sene çok sıkıntı çekmiştik fakat sonunda çocuklarımızın geleceğini sağlama almıştık. Mutluyduk.

Misyonerlerin sinsi oyunları ?

Bütün İslam ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de �misyonerlik� faaliyetleri son zamanlarda yoğun bir şekilde sürmektedir. Büyük şehirlerimizde apartman dairelerini �gizli klise� lere dönüştürme planları işin vehametini göstermiştir. Çok şükür ki, Devletimiz, bu gayri meşru �gizli kilise� faaliyetine el koyup, yakın takibe aldı.

İçerik yayınları

Son yorumlar