İşsizlik oranında maskelenen gerçekler

İşsizlik oranında maskelenen gerçekler

SON açıklanan rakamlara göre, ülkemizde işsizlik oranı yüzde 10.7’ye ulaştı. Bu oran, maalesef son 20 yılın en yüksek oranı... İşsizlik oranı yüzde 10.7 demekle, 2 milyon 496 bin vatandaşımızın işsiz olduğu ifade edilmek isteniyor. Bu arada çok kişi; "Açıklanan yüzde 10.7 oranı ve işsiz sayısı gerçek tabloyu yansıtıyor mu?" diye soruyor. Kısaca yanıtlayalım; maalesef yansıtmıyor!..

HESAPLAMA DIŞI İŞSİZLER

Nedenine gelince; gerçekte işsiz oldukları halde "işsiz" tanımına sokulmayan milyonlarca kişi var. Örneğin;

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerinde, "iş bulma ümidi olmayanlar" başlığı altında gözüken 722 bin kişi var. Bunlar, işsiz sayısına dahil edilmiyorlar. "Biraz daha net açıklar mısınız, bu tanıma girenler kim?" diye soranlar için açıklayalım; bölgelerinde iş bulunmadığına veya bölgede kendisine uygun iş olmadığına inanan veya nereden iş arayacağını bilmediği için iş aramayan ancak iş başı yapmaya hazır olduğunu belirten kişiler, bu tanıma giriyor. Açıklanan işsiz sayısında, bu kişiler gözükmüyor. Çünkü bunlar "resmi işsiz" tanımına uymuyor. İşsiz sayılabilmek için, son üç aydır iş arıyor olma koşulu var. Siz eğer son üç ay içerisinde iş aramaktan umudunuzu yitirmişseniz ve çaresiz bir şekilde herhangi bir iş arama faaliyetine girişmediyseniz, işsiz de sayılmıyorsunuz. Bu koşullar altında bulunanları sayısı 722 bin. Aslında bu kişiler çok açık bir şekilde işsiz. Ama gelin görün ki işsizlik hesaplamalarına dahil edilmiyorlar. Edilseler, işsizlik oranı yüzde 13.8 olacak.

MEVSİMLİK İŞSİZLER

İşsizlik konusunda ilgi çekici bir başka nokta da "mevsimlik çalışanlar" grubunda yer alanlarla ilgili. Mevsimlik çalışanlar da işsizlik oranı ile ilgili istatistiklerde, işsizlikle ilgilendirilmiyorlar. Bu insanlar, yaz aylarında inşaatlarda, tarlalarda ve benzeri mevsimlik işlerde çalışıyorlar. Diğer aylarda (genellikle bir eğitime ve vasfa sahip olmadıkları için) iş aramıyorlar bile. 600 bin civarında olan bu insanlar da işsiz sayısına dahil edilseydi işsizlik oranı yüzde 16.5’e çıkacaktı.

ÜCRETSİZ AİLE İŞÇİLERİ

İşsizlik olayının tam göbeğinde olduğu halde işsiz sayılmayan bir başka grup da "ücretsiz aile işçileri" ile ilgili. Bu insanlar genellikle çiftte, çubukta çalışan; anasına, babasına, eşine yardımcı olan kişiler olup, en ufak bir sosyal güvenceye ve ücretli düzene sahip değiller. Sayıları ise 2 milyon 619 bin kişi. Toplam istihdamın yüzde 12.6’sını oluşturuyorlar. AB ülkelerinde, bu grupta yer alanların oranı yüzde 2-3’ü geçmiyor. Ücretsiz aile işçileri, imkan olsa ücretli bir işe hemen girecekler. Nitekim bunların büyük bir bölümü kendini "işsiz" olarak görüyorlar. Yukarıdaki açıklamalara göre, ülkemizdeki işsizlik oranı, ücretsiz aile işçilerinin sadece üçte birini dahil ettiğimizde, yüzde 20.7’ye ulaşıyor. Tamamını dahil edersek daha da artacak. Görüldüğü gibi, gerçek işsizlik oranı, açıklananın iki katı!.. Hatta daha fazlasıÖ Sayın Başbakan "Herkes en az üç çocuk yapsın" diyor ama işsizlik de çığ gibi büyüyor. Çocuk başına "asgari geçim indirimi" olarak verilen günlük 22 Yeni Kuruş (üçüncü çocuktan itibaren 15 Yeni Kuruş) olayı çözmüyor!..

Şükrü KIZILOT

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul><img> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar