warning: Creating default object from empty value in /home/masal/domains/1001masal.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

müslüman

Haçli Düsmanligi

Frans ız âlimlerinden Kont Hanri do Pasteri 1896 da yaz¬lığı «İslâm» adındaki eserinde şöyle demektedir :

Dahili Karisikliklara Son

Müslümanlarla Kureyşliler arasında cereyan eden ilk Be­dir gazasında zafer kat'î surette müminlere teveccüh edip küffar hezimeti kahkaharîyeye uğrayınca Kureyşliler bundan son derece müteessir ve manen perişan olmuşlardır. Bundan maada Medinedeki Yahudiler fesat, iki yüzlülük ve hainliklerden ötü­rü sürgün edilip bazılariyle sözleşmeler akdedildiğinden müslümanların kuvvetleri artmış, mevcudiyetleri rasanet kesbetmiştir. Kureyşlilerin ise dahilî karışıklıkları durmuyor ve Be­dir gazasının acısı içlerinden çıkmıyor, bunun öcünü almak için her türlü hazırlıklara başlamış bulunuyorlardı.

Bir Kabilenin Sürülmesi

Bedir gazas ından daha evvel Yahudilerin infialleri başlamıştı. Müslümanlar Bedir harbini kazanınca onların infial ve kinleri artmıştı. Müslümanların hakkından nasıl geleceklerini düşünmeğe başladılar. Müslümanları görünce birbirlerine kaş, gözle işaret ediyorlardı. O sırada müslümanlarla olan andaşmaları da bozdular. Bu yüzden müslümanlar hiddetlenerek onlar­da bir yolsuzluk görünce onları döğmeğe başladılar. Yahudiler müslümanların bu şiddet ve tehevvüründen korktular. Fakat duracaklarına kötülüklerini daha da arttırdılar.

Intisar Sahasinin Genislemesi

Kureyşlilerin kötülükleri arttığı için Peygamber ve müslümanlar çok sıkıldılar. Takif kabilesi, Peygamberi Taif'de kötü muamelelerle reddettikten ve hac i çin gelip de kendilerine müslümanlık namına müracaat edilen Kende, Keleb, Benî Amr, Benî Hanife kabileleri de îslâmiyeti reddettiklerinden kabilelerin yardımlarından ümit kalmamış olup Kureyşlile-den de kimsenin müslüman olması beklenemez olmuştur.

Davetin Yürümesi

İslama davet vazifesi Resulü Ekremin vazife-i nübüvveti üzerine aldığı günden belli idi. Mekke'de halk: Muhammed'in yeni dini ilân ettiğini biliyordu. Bundan başka birçok insanların hakikaten Müslüman oldukları ve Muhammed'in; arkadaşlarını toplu bir hale getirmek için geceleri uykusunu terk ederek ça­lıştığını ve Müslümanların kitle haline gelmelerini ve hak dini ne sarılma işini gizli tuttuğu da biliniyordu. Halk, bu davete iman ve icabet edenlerin nerede toplandıklarını ve kimler olduklarım bilmemekle beraber mevcudiyetlerinden haberdardılar.

Ashabin Kitlelesmesi

Resul ü Ekrem, işin bidayetinde bu davet vazifesini, kendilerinde arzu hissetiği insanların yaşına, soyuna ve içtimaî mevkilerine bakmayarak yapmakta idi. Dine davet için insanlarda bir tefrik yapmazdı. Alelıtlak bütün halkı davet eder ve istediklerini araştırırdı. Filvaki çok kimseler Müslüman oldular. İslama sarılanların cümlesine dinin hikmetlerini öğretmeğe, onları yetiştirmeğe koyulur ve Kur'anı kendilerine ezberletirdi. Bunlar da bir arada toplanarak Islâmiyete davet işini kendi üzerlerine aldılar.

BASLARKEN

Hazreti Muhammed'e vazife-i n übüvvet teveccüh ettiği va­kit evvelâ haremi Hazreti Hatice'yi İslama davet etti. Hatice ona imanetti. Sonra amcazadesi Ali'yi davet etti, o da ken­disine iman etti, kölesi Zeyd ve dostu Ebubekir'i davet etti. Onlar da iman ettiler. Bundan sonra halkı İslama davet etti. İnananlar Müslüman ve iman etmeyenler kâfir oldular. Hazreti Ebubekir Müslümanlığı, itimat ettiklerine bildirdi. Ve insanları Allaha ve Resulüne imana davet etti. Ebubekir, kavminin birbirini sevmesini isteyen halim bir zattı.

Dinin temel direği

Zararlı dış akımlardan, �misyoner� faaliyetlerinden korunabilmek için herkesin dinini çok iyi bilmesi lazımdır. Çünkü, dinini bilmeyenin dini olmaz!

Bunun için her Müslümanın dinini iyi öğrenmesi lazımdır. İmân, amel ve ahlâk ile ilgili, öğrenmesi ve yapması lâzım olan bilgileri ihtiva eden kitaplara �İlmihal� denir. İlmihâllerle zaruri din bilgileri verilir. Bu bilgileri öğrenmeyen bir kimsenin dînin emirlerini doğru bir şekilde yerine getirmesi mümkün değildir.

Maksatları bağcıyı dövmek

Son yıllarda Kurban Bayramlarında çatlak kafalardan çatlak sesler yükselmeye başladı. Çok değil 15-20 sene önce böyle tartışmalar olmazdı. Herkes haddini bilirdi, 1400 yıldan beri, kurban hangi tür hayvanlardan nasıl kesiliyorsa, eti, derisi nasıl dağıtılıyorsa her müslüman böyle yapıyor dolayısıyla manevi bir huzur içinde bayramlar idrak ediliyordu. İslamiyete, kurbana inanmayanlar da haddini biliyor, �Bu bir inanç meselesidir, herkes dininin emrettiği şekilde yapmalıdır� diyerek Müslümanların işine karışmıyorlardı.

Avusturyalı gazetecinin tespiti

Bugün, Müslüman ülkeleri denilen devletlerin durumları ortada. Çoğu geri kalmış üçüncü dünya ülkeleri durumundalar... Bilerek, planlı olarak bu ülkeleri perişan hale getiren Batı, şimdi de bunu bahane ederek, �Müslüman olduğunuz için dininiz sizi bu hale getirdi� diyerek suçu İslamiyete yüklemekte. Çıkış yolu olarak da, ismi İslâm olan fakat İslâmiyetle ilgisi olmayan bir ahlâk sistemini yerleştirmeye çalışmaktadır.

Usul (metot) hatası

Ondört asırdır dimdik ayakta duran İslam dini son yıllarda niçin sarsıntı geçiriyor? Türk toplumunda �Misyonerler� kendilerine nasıl taraftar bulabiliyorlar? On asırlık Müslüman Türk çocukları nasıl �Hıristiyan� olabiliyor?

Her Müslümanın bu sorunun cevabını doğru bir şekilde tespit etmesi lazımdır. Bu yapılmadığı müddetçe yapılanlar �Havanda su dövmek� ten öteye geçmez. Demek ki dini öğrenmede, öğretmede önemli bir metot hatasına düştük.

İmam-ı Gazali�yi suçlayanlar art niyetli

Müslümanlar niçin geri kaldı, tartışmasını fırsat bilenler, geri kalmanın suçlusu olarak, İslamiyeti ve büyük İslam âlimi İmam-ı Gazali hazretleri gibi bazı İslam büyüklerini göstermeye çalışmaktadır. İmamı Gazali, Farabi, İbni Sina gibi felsefecilerin fikirleri ile mücadele edip yok ettiği için İslam âleminin bu hale düştüğünü iddia etmektedirler.

Müslümanlar niçin geri kaldı?

Son yıllarda, bazı yazarlar köşelerinde bu sorunun cevabını arıyorlar. Bu konuyu tartışmaya açtılar. Bazıları da bundan istifade ederek �Vur abalıya� misali İslamiyete, İslam büyüklerine saldırmayı fırsat bildi. Aslında önemli bir konu bu. Herkesin çala kalem fikir beyan edeceği bir konu değil, uzmanlık istiyen hassas bir konu. Daha önemlisi de uzman bile olsa kişilerin art niyetli olmaması.

Yeni İslâmcılık projesi

Kanal 7�de, Türkiye�deki Müslümanların durumu tartışılıyordu. Aralarında ilahiyatçıların da bulunduğu birçok konuşmacı, Müslümanların bugünkü, dağınıklılığını, sıkıntılarını ve bunların sebeplerini konuşuyordu. Başka bir ifade ile suçlu aranıyordu Müslümanların bugünkü iç açıcı olmayan hallerine.

Ne günlere kaldık

Eğer araba yoldan çıkıp yuvarlanmaya başlamışsa, nerede duracağı belli olmuyor... Son yıllarda olup bitenleri gördükçe, dinimizin temelde nakli esas almasının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyor insan. Bu sayede bozulmadan bu günlere gelebilmiş. Belli bir ölçüsü olmayan insan, şeytanın bile aklına gelmeyecek düşünceler üretebiliyor.

İthal tarikatlar furyası

Biliyorsunuz, boş gördüğümüz bardak boş değildir. Hava ile doludur. İçine su konunca, hava çıkar su girer. Su çıkınca hava girer. Bu bir fizik konunudur; hiçbir zaman değişmez.

Misyonerlerin sinsi oyunları ?

Bütün İslam ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de �misyonerlik� faaliyetleri son zamanlarda yoğun bir şekilde sürmektedir. Büyük şehirlerimizde apartman dairelerini �gizli klise� lere dönüştürme planları işin vehametini göstermiştir. Çok şükür ki, Devletimiz, bu gayri meşru �gizli kilise� faaliyetine el koyup, yakın takibe aldı.

İki çocuğu Hıristiyan olan ailenin dramı

Hıristiyanlık propagandasının bütün İslam ülkelerinde yoğun bir şekilde yapıldığı bir zamandayız. Bunun için çocuklarımıza sahip çıkıp, onları bu tehlikeden korumak zorundayız.

Ziyaretime gelen yaşlı anne - babanın hıçkırıkları hâlâ kulağımda... Kendileri Fransa�dan kesin dönüş yaptıktan sonra, orada kalan 20-25 yaşlarındaki kızlarıyla oğullarının Hıristiyan oldukları, hatta misyonerlik yaptıkları haberi üzerine yıkılmıştı zavallılar.

�Müslümanlar nasıl Hıristiyan yapılır?�

Hıristiyanlaştırmada nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini Misyoner papazlarından Geo G. Harris, �Müslümanlar Nasıl Hıristiyan Yapılır?� isimli kitabında (özetle) şöyle açıklar:

�Müslümanları Hıristiyan yapmak çok zordur. Çünkü Müslümanlar, inançlarına, ananelerine bağlıdır ve çok inatçıdırlar. Bunları Hıristiyan yapmak için şu hususlara dikkat edilmesi gerekir.

1- Onları Hıristiyan olmak için açıktan katiyyen zorlamayınız. Hiç olmazsa, kalblerine bir şüphe salarsınız, başlangıçta bu şüphe bile bize yeter.

Sinsi Hıristiyanlaştırma çalışmaları

Son yıllarda, Hıristiyan misyonerler dozajı iyice artırdılar. Çeşitli maddi sıkıntılar içinde bulunan, depremzede gibi ihtiyaç sahibi kimselere çeşitli vaatlerde bulunularak Hıristiyan yapma gayretleri halkımızı üzmektedir. Bu, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır.

Hıristiyan aleminin hızla dinden uzaklaşması, bilhassa gençlerin Hıristiyanlığın safsataları ile alay etmeleri Vatikan�ı ciddi şekilde endişeye sevketti. Hıristiyanlığın yok olmakta olduğunu görünce de son umut olarak, ekonomik yönden sıkıntıda, dini bilgisi zayıf Müslüman halkları kendilerine hedef seçtiler.

İçerik yayınları

Son yorumlar