warning: Creating default object from empty value in /home/masal/domains/1001masal.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

reform

Fikih kitaplari ve Mealler

Ondört asirdir, dinimizi meallerden ögrenme kültürümüz yok iken, son yillarda niçin bu yola yönelindi, bunda maksat neydi? Sebilürresad Mecmuasi�nin 18 Safer 1924 tarihli ve 618 numarali sayisindaki, �Yeni Kur�an Tercümesi� baslikli yazida, bu sorunun cevabi özetle söyle veriliyor:

Kur�an-i kerim�i tercüme etmek, basip yaymak bir müddetten beri moda oldu. Ne gariptir ki, ilk defa bu ise tesebbüs eden, Zeki Megamiz isminde, Arap asilli bir Hiristiyandir. Fakat isminin duyulmasi üzerine, tercümeyi nesirden vazgeçti.

Ana cadde

Bütün ömrünü, Türk Milleti�nin iç ve dış düşmanları ile mücadelede geçiren, vatansever büyük fikir adamımız, S. Ahmet Arvasi Hoca�nın dinin �ana kaynakları� ve �reform� hakkındaki sözlerine yer vermek istiyorum.
Rahmetli, sohbetlerinde ve kitaplarında en çok Osmanlıdan bahsederdi. Osmanlıya karşı normalin üzerinde bir sevgisi vardı. Bu sevgi daha çok Türklerin, dine, ilave çıkarma yapmadan nakle dayalı olarak yaymalarından, saf inançlarından kaynaklanıyordu.

Reformist

İnsanın haddini bilmesi üstün bir meziyettir. Haddini bilmek gibi üstün irfan olamaz. Hadis-i şerifte, "Haddini bilene ne mutlu!� buyurulmuştur. Hatta bazıları bunun önemini bildirmek için, "İslâmın şartı beş, altıncısı ise haddini bilmektir" diye de bir latife ederler. İnsanın haddini bilmemesi büyük bir noksanlıktır. Böylesine üstün bir meziyetten mahrum olanlar kendine de toplumada büyük zarar verirler. Kimin başına ne gelmiş ise haddini bilmediğinden dolayı gelmiştir.

İslamı bozma gayretleri

Dinlerarası diyaloğun, reformist faaliyetlerin dinimize verdiği zararı bilenlerin sayısı maalesef çok az. İşte bu az sayıdaki insanlardan biri de M.Şevket Eygi�dir. Sayın Eygi bir yazısında bu tehlikeyi şöyle dile getiriyor:

�İKİNCİ Meşrutiyet hareketi bir Mason-Dönme hareketiydi. O günden bugüne İslâm dinini tahrif etmek (bozmak) için birtakım gizli mihraklar sinsi bir şekilde hiç aralık vermeksizin çalışmaktadır.

Ceditçilik (Dinde reform) çalışmaları

Bugün İslam âleminin içler acısı durumu ortada. Hıristiyan âleminin ve Vatikan�ın yoğun baskısı altında. İç ve dış düşmanlar, İslamiyeti tamamen ortadan kaldırmak için bütün güçleri ile saldırıya geçmiş durumdadırlar. Şunu unutmayalım ki, bu duruma hemen gelinmedi. En az üç yüz yıllık bir çalışma sonunda, İslam âlemi içeriden çökertilerek bugüne gelindi. Bu yıkımı gerçekleştirebilmek ve �Misyonerliği� kolaylaştırabilmek için dinde reform projeleri hazırlandı.

Reform ve bid'at felâketi

Teknolojide, müspet ilimde değişme, gelişme esastır; dinde ise değişmemezlik esastır. Bu kurala uyulmazsa, mesela, esası değişmezlik olan din değiştirilmeye, teknolojiye, zamana uydurulmaya çalışılırsa dün bahsettiğim merkezi ezan, merkezi namaz gibi garabet ortaya çıkar. Din, din olmaktan çıkar, oyuncak haline gelir.

Bunun için dinimiz, dinde değişiklik, dini tabirle �bid'at� üzerinde çok durmuştur. Peygamberimiz, �Her bid'at sapıklıktır ve her sapık da Cehennemdedir.� buyurmuştur.

Ezanda Birlik reformu

Sene 1970 veya 71 idi. Kasabamızın merkez camii minaresine din görevlilerinin arzusuyla hoparlör yeni takılmıştı. Hoparlörden çıkan gür sesi işiten halk sevinç içindeydi.

O günlerde Ahmet Amca�nın dükkanına uğramıştım. Kendisini üzgün ve düşünceli görünce, � Hayrola Ahmet Amca, Karadenizde gemilerin mi battı yoksa?� diye takıldım.

Reform ve İslâmiyet

İslam aleminde �reform� 18. asırda gündeme getirildi. Hıristiyan ülkeler özellikle İngiltere, asırlardır yaptıkları mücadelede kaba kuvvetle �Haçlı Seferleriyle� bir yere varamayacaklarını anlayınca, reform fitnesini soktular müslümanlar arasına. Netice alabilmek için de 150 yıl gibi uzun bir süre koydular.

Dinin yeniden yorumlanması

Bazı okuyucularım,� Sende Batı saplantısı oluşmuş. Her olumsuzluğu dönüp dolaştırıp Batı�ya mal ediyorsun...� diyorlar. Evet, bu saplantı değil gerçeğin ta kendisidir. Kusura bakmasınlar, son zamanlarda temcid pilavı gibi tekrar gündeme getirilen, �İslamda Reform� �Kur�anın Çağdaş Tefsiri� �Dinin Yeniden Yorumlanması� �Dinlerarası Diyalog�gibi tartışmalar için de aynı şeyi söyleyeceğim. Diyanet İşleri Başkanı�nın, �Ben reform kelimesini kullanmadım, İslamın reforma ihtiyacı yok!� demesine rağmen, Diyaneti de kattılar bu kampanyaya. Hem de lokomotif görevi uygun görülerek.

Dinde reform

Dinlerarası diyalog ve Dinlerin birleştirilmesi fikri hemen oluşmadı. İki asırlık aşamalı faaliyetler sonucunda ancak gelinebildi. Önce alimler ve temel fıkıh kitapları devre dışı bırakıldı. Arkasından dinde reform faaliyetleri yapıldı. Bunun için İslam aleminde ısrarla şu görüş öne sürüldü: �İslamiyet çağın şartlarına artık uymamaktadır. Zamanımıza göre, dînimizde de yenilikler, değişiklikler yapılmalıdır..�

Kararlar birebir örtüşüyor

Tarabya otelinde düzenlenen �Güncel Dini Meseleler İştişare Toplantısı� nda alınan kararlara destek veren �Dinde reform� yanlısı Yaşar Nuri Öztürk gibi kimseler neticeden o kadar memnunlar ki, sevinçlerinden bir zil takıp oynamadıkları kaldı.� Dinde yeni dönem� � On asırdır kapalı olan içtihad kapısı açıldı� �İslamda devrim yapıldı� �Asırlardır bu çapta bir toplantı yapılmamıştı� � Mezheplerden, âlimlerden kurtulduk� gibi ifadelerle toplantının gerçek gayesi ortaya konuluyordu.

İstişare toplantısında alınan kararlar

Başta toplantıya katılanlar olmak üzere herkesin, farklı farklı yorumladığı, Diyanetin �Dini Meseleleri İstişare� yani �Dinde reform� toplantısının kısa bir değerlendirmesini yapmak istiyorum.

İçerik yayınları

Son yorumlar